
Rezzan Hanım’ın arşivlerinden
Aşk köleliktir…
Öyle ruhların ve bedenlerin vuslatla harmanlanması falan değildir.
Karşılıklı aşk falan da hikaye, mutlaka bir taraf diğerinden daha fazla aşıktır.
Ruhu duyguları en fazla direnen kişi diğerini kendine teslim alır.
Böyledir bu işler…
Böyleymiş daha doğrusu.
Edebiyatla fazla içli dışlı olmak,zamanla üzerine giydirilmiş bir romantizm geçiriyor olsa gerek…
Bir beden büyük ceketin pot duran vatkasını bastırarak, düğmelerin yerini değiştirerek daha kendine olur hale getirmek gibi bir çabaydı beklide benimkisi.
Biraz daha yapay ve abartılı…
Sanki biraz eğretimiydi neydi bendeki aşk…
Ama her ne idiyse ben sahip çıkmıştım,besleyip büyütüyordum içimde…
Belki de, aşka aşık olanlardandım. Hah şimdi tam edebiyat dergilerinden fırlama bir tabir oldu.
Hoşnuttum duygularımdan,
İçimin titremesinden,
özlemekten,
beklemekten,
bütün bunları gizlemekten,
Öyle kendimce hallenmekten…
Hoşnuttum işte,bu platonik durumdan…
Hani “lale devri çocukları” gibi,o nadide antika parçasını en gizli bölmemde muhafaza ediyormuşum gibi,zengin ve gizemli bir hazdı benimkisi.
Acayip mutluydum.
Benden kaynaklanan bir tiyo olduğunu hiç sanmam ama bir şekilde Muhterem’in ilgisi yöneldi bana…
Bu gelişme beni hem mutlu ediyor hem de tedirgin ediyordu. Yani sanki ben de cevap versem onun ilgisine, elimdeki bu hazine kaçıp gidecekmiş gibi bir his bu…
Avucumdaki gizemin uçup gitmesi…
Bir yandan da şafak hesabı yapan er gibi çizik atıyordum ömrümde harcadığım günlere.
Şafak; dört sene küsür…
Alışık olduğum bir ameliyat izi gibi benimle birlikte hayatımda var idi işte.
Böyle devam etmedi,
Etmeli miydi sahi…
Özel ilgiler
Özel davranışlar
Özel hediyeler
Ve bir dizi özeller…
Şımardı aşkım.
Köpük banyosunda ıpıslak vücutların raksı gibi fütursuz ve egzotik bir hali vardı.
Biraz da şarhoş…
Yani hem şımarmak istiyor hem de korkuyorsunuz…
Sanki ardı felaketmiş gibi. Sarhoşluğun sonundaki kusmak gibi bir şey…
Bildik sonlar, bildik felaketler böyle başlar yaa…
Cennet –cehennem kadar yakın ve bu kadar da uç bir çelişki arasında gel-git ler yaşıyorum.
Ama dedim,
Varsın sonu gelsin artık
Nasıl olursa olsun…

Varsın ömürlü olsun, sonsuz değil.
Kapıya geldi artık yaşanacak,kaçarı yok…
Saldım gitti…
Gelen tüm sinyallere yeşil ışık yakmak,aynayı geldiği yöne aynıyla yansıtmak hiç zor olmadı.
İlişki uzmanı gibi gidişatın kestirebildiğim yöne gidiyor olması da ayrı bir haz veriyordu.
Sanki bu senaryoyu ben yazmıştım ve kerhen ben de rol almışım gibi…
Aşka böyle şeyler olur mu sahi?
Bendeki aşk değimliydi ki.?
Beklide artık tükensin istemiştim,belki de yorulmuştum taşımaktan .
Kim bilir belki de, herkes gibi yaşamak istedim, salacaktım ve gidecekti aktığı yere.
Sonunu görecektim yani.
Bunu planladım yani, bu kez saçmalayarak yaşayacaktım aşkı.
Hesapsız,ölçüsüz…
Kararlıydım, yapacaktım.
Güzellikler, el ele gezmeler, mesajlaşmalar, uzun sohbetler, ufak dokunuşlar, iç çekişlerin yerini zamanla ıslak öpücükler, arzulu dokunuşlar aldı…
Öyle hemen değil, tadına vara vara yaşandı her şey.
Zevki erteleyerek arzuyu ve hazzı artırmak yani, anlayın işte.
Güzel bir zamanda, güzel bir mekan oluşturarak, güzel bir atmosferde zevkin doruğuna çıkmayı hayal ediyorduk.
Herkes gibi…
Konuşulmuş paylaşılmış bir sürü giz vardı paylaştığımız. Cinsel tavrımız da bunlardandı.
Bilirdi tabiatımı.
Çıplak bedenlerin de biz gibi iyi anlaşacağını umuyordum.
Öyle olmalıydı, her şey fazlasıyla mükemmeldi zira..
Yumuşak dokunuşlarla başlayan keşfin gece boyunca sürmesiydi, düşünülen-umulan.
Ama Zat-ı Muhterem kemerini çözüp donunu bile çıkarmadan akça, pakça,irice penisini çıkarıp,
-Ee hadi demez mi?
Höng!!!
Hög ki ne höng!!
Bakakalmışım öylece.
-Nassı yani demişim
Demişim diyorum çünkü sesimi duyuca söylediğimi anladım.
Bir tokat vurdu yüzüme, saçımı tutup
- Hadi em şunu dedi
-Bir tecavüz fantezisi yaşayalım
sen seversin sertliği dedi
Kurtardım saçlarımı elinden,öylesine tutmuştu zaten,gevrek gevrek de sırıtıyordu.
- Bak ! ben bana sert davranılmasından hiç haz etmem deyip bir tokatta ben vurdum yüzüne.
- Ben sert davranmayı severim yanlış anladığını hiç sanmam.
- Sakın!şakasına bile yeltenme dedim
-
- İyi ya senin gibi birine bunun nasıl bir şey olduğunu yaşatmak gerek ki anlayasın ,farklılık olsun,renk olsun… dedi
Haydaaaaa
Ben bu adama mı şimdi aşık olmuştum
Bakışmış,öpüşmüş
Bir dünya konuşmuştum yani…
Hastirrrrrrr
-Nerden icap etti şimdi şimdi bu dedim
- Sana mı düştü tasası dedim…
Tepem atmıştı çünkü. Adama bak be; oturmuş ,düşünmüş karar vermiş. Bana insanlık namına nasıl şeyler hissedilir konusunda ders vermek niyetinde. Hem de iyi bir fantezi yaşatarak.
O kadar konuşup birbirimizle paylaşırken özellerimizi demek ki adam bunu hayal etmiş hep.
Allah Allah bek sen şu işe …
Diye bir sürü felsefik cümle geçerken beynimden bir şamar daha indi yüzüme !!
Bu seferki daha okkalıydı.
-Yaşa işte,yaşa da gör nasılmış dedi
Rolüne azla kaptırmış aktör gibi…
Dedi
Dedi
Dediiiiii !!!!!
de
ben de durdum…
yok yaaa!!!
Başlarım aşkına da, meşkine de, anasına da, babasına da, avradına da töbee töbeee…
Öyle yumruk yapıp vurmuşum ki elimle suratına, parmaklarımın kemikleri kırıldı zannettim. Benim canım bile fena acımıştı.
Ama Allah kahretsin şu saçları, adam kavradı tutup çekiyor beni istediği yere.
Yere bastırıyor.
Eğik vaziyetteyken pantolonundan fırlamış penisine ve toplarına, yapıştım bırakmadım, çektim ve tüm gücümle sıktım .
Acıyla inledi, bıraktı saçlarımı. Kasıklarına doğru eğildi beni haliyle bıraktı acı havliyle.
Sırtına tüm gücümle tekme vurdum yere yüz üstü uzandı.
Ama çabuk toparlanacak gibiydi ve bakışlarından ben bu işin sonunu getiririm havası esiyordu.
Kararlı.!!
İllede bana tecavüz olayını yaşatacak!!!
Elime masadan çatal geçti ,neden bıçak geçmediyse. Sinir oldum. Uyuzluk olacak ya.
O doğrulmaya çalışırken ben neresine gelirse çizmeye, saplamaya başladım.
O aldığı darbelerin, yaraların farkında değil ben se ne kadar hırpaladığımın.
Ama doğruluyor sendeleyerek de olsa..
Yatak odasına doğru kaçıp,kapıyı kapatıp vakit kazanmaya çalışıyordum.
Belki bu arada bir çıkış yolu da bulabilirdim.
Kapıya dayandı…
Kapının kenarında komodin üzerinde duran deodoranta ilişti gözüm.
Evet deodorant dedim.
Kapının arkasından çekildim.
Hırsla içeri daldı.
Yüzüne deodorantı sıktığımda,
-ayyyy!! dedi
İki eliyle gözlerini kapatmaya çalışıyordu.
Acizdi işte.
Öyle kaldı ,kıvrandı .
Sıra bende!!!
Ben tekmelemeye başladım.
Yere devrildi
-Durr diyordu bana devamlı
-Durrrr ne olur durrrr
Oldu canım durmaz mıyım,sen dersinde…
Bulursun sen.
Oyunumuzun adı “tecavüz fantezisi”
Dikkatini şedeyim, aşk değil aşkkk…
Kelepçelerimi ona kullanmaya hiç niyetim yoktu aslında ama yani bu kadarda hak edene rastlamamıştım o güne kadar.
Ellerini, ayaklarını kelepçeledim. Boynuna ip geçirdim. Sabitledim yani iyice…
Sakinleşmesini bekledim.
Hiç içmem ama, sıra dışı seks aktiviteleri sırasında hoş dekor olur diye yanımda bulundurduğum sigarayı yaktım.
Şu sigarayı yakıp,bacak bacak üstüne atıp aheste aheste havaya üfleme figürü var ya; off ne sahne ama.
Kendimi “temel içgüdü” filminden fırlamış gibi hissediyorum. Biraz daha gerilim,korku ve pek tabi ki erotizm kokulu…
Yavaş yavaş yatağın kenarında oturup ona ne yapacağımı düşünüyordum.
Tanrım en büyük hayal kırıklığıydı öyle.
Tamam. Kabul ediyorum. Hiçbir zaman hiçbir şey herkes gibi olmayacak bende.
Tamam tamam anladım Tanrım.
Sadece az bir nabız yoklayayım demiştim,öyle işte…
Siz de bilirsiniz; öyle sessizce tanrı- kul hasbihali yani…
Aşkın o büyük gelen ceketini daha ilk tokatı yediğimde atmıştım zaten üzerimden.
Sırada deri kostümüm vardı.
Aheste aheste giyindim. Koyu renk makyajımı yaptım. Kırbacımı elime aldım.
Öyle şapşal şapşal beni seyrediyordu.
Bitkindi.
Ve sanırım biraz da pişman.
-Yaa ben ciddi sana sadece fantezi olsun diye yapacaktım, yani çılgınlık olsun,yani sen seversin diye. Seni düşündüğümden. Abartılacak bir şey yok bunda.
Diye mırıltı halinde sesler uçuşuyordu havada.
Ama ben hiç istifimi bozmadan hazırlığıma devam ediyordum.
Kamerayı açtım
Ona doğru hizaladım.
- Haklısın dedim. Ben severim fantezileri. Bana yaşatacağın fantezilerden dolayı da sana şimdiden teşekkür ederim dedim.
Bakışlarım net,dik, kaş kalkık…
Kaşlarımın kavsiyle konuşmayayım, bilmem mi etkisini, tam onikiden…
-Fantezi haaa
-Eşşek herif sana mı kaldı fanteziyi nasıl yaşayacağıma karar vermek haaa
- Sen ne hakla bana tokat atarsın !!
At eğitici kırbacım sırtının üzerinde hırsla birkaç kez şakladı. Hiç bu kadar hiddeti vurmamıştım o güne kadar. Ne garip ki en çok sevdiğimi düşündüğüm kişiye yapıyordum bunu.
-ahhhh!!!, manyak mısın sen, dur Allah aşkına.Psikopat sapık!

Ben konuşmuyor, cümlelerin sonunda cevabımı kırbacımla veriyordum.
Her darbesinde acayip zevk alıyor,ona verdiğim dersi bir ömür unutmayacağını umut ediyordum.
Nasıl olsa soluğu kesilir.
Nasıl olsa pes eder.
Hep böyle olur çünkü…
Üzerindeki gömleğin parçalanmış aralarından kan sızıyordu.
İyice sesi çıkmaz olmuştu.
Başı iyice yere düştü.
İnleyemiyordu bile.
Ağlamaya başladı.iniltili,hıçkırıklı…
Bittiği andır dedim ve durdum.
-Benden kurtulmak istiyor musun dedim
Bitkin bir vaziyette başını hafifçe kaldırdı hiç cevap vermeden başını salladı.
-O zaman sözlerine ve tavırlarına dikkat edeceksin.
Bana efendim diyeceksin.
Hiç ses çıkarmadan sana ne yaparsam yapayım razı olacaksın.
Bütün bunları yerine getirirsen akşama serbestsin. Yok getirmezsen seni çok daha uzun süre alıkoyarım. Kimsenin ruhu duymaz,unutma benim evimdesin ona göre
dedim.
_ Gün sonunda sen sağ ben selamet .
Sakın karşıma çıkayım deme,gereksiz tehditlerde bulunma evime ve bana saldırganlık yapma. Her şey kayıt ediliyor seni mahvederim.
-Peki dedi
-Peki ne! Dedim bağırarak ayağımla teperek.
-Peki efendim dedi.
Mutfağa gittim , bıçağı alıp geri geldim. Elimde bıçağı görünce gözleri korkudan iyice büyüdü.
- Yaa manyak mısın sen diye yerinden doğrulmaya çabalıyordu Bir iki jopla oturttum yerine.
Elbiselerini onunla kesip çıkartmak niyetindeydim. Zira bellimi olur bağını çözünce ne yapacağı bu köpeğin.
Az evvelki penisin yerinde yeller esiyordu.
Küçülmüş,büzülmüş, ürkmüş…
-Bununla becerecektin beni haaa!
Diye aşağılayarak ezdim ayaklarımla iyice onu.
İçli içli bir ah çekti ama daha fazla ses çıkarmamak için dudaklarını ısırıyordu.
-Kalk ve şu yatağa domal!
Ne olursa olsun ve bitsin bezginliğinde hareket ediyordu.
Straponumu taktım, ve bağırta bağırta Zatı Muhteremi ben becerdim.
Ben! Ben!
- Dedim, iyi düşünmüşsün hakikatten tecavüz fantezisi uzun soluklu platonik aşk için iddialı bir son olurmuş. Sana çok teşekkürler.
-
-Pek de bakirmiş deliğin,bekaret kanında gelmiş ayyy çok güzel diye kahkahayı attım.
Kendinden geçti ve yere yığıldı.
……….
Duşumu aldım
Üzerime zarif şeyler giydim.
O da yeni yeni kendine geliyordu.
Şort tişört attım üzerine.
-Benden sonra giyin, çık ve git.
Sakın geldiğimde seni görmeyeyim.
Bir daha asla karşıma çıkma.
…
Ben kapıyı çekip gittikten sonra uzunca bir süre ne gördüm, ne de haber aldım ondan. Çok sonraları bir iki yerde karşılaştık, gözünü bile kaçırıyordu benden.
Şimdi ben mi başlattım yani bütün bunları.
Ağız tadıyla aşk bile yaşayamadım ben buna yanarım
No Comments Yet
Henüz yorum yapılmamış.
Yorumlar RSS Geri İzleme Tanımlayıcısı URI
Yorum yapın
