BDSM Yaşadınız Mı?

Fetish Diva Midori

Lord XeNoN’un çevirisiyle:

Fox News
Nisan, 2007

Fetiş alışkanlıkları üzerine yapılan bir bilimsel araştırmaya göre BDSM temelli bağlanma ve disiplinin erkeklerin psikolojik yapılarını iyileştiriyor olabileceği ortaya çıktı.

Araştırma, geçen bir yıl içinde Avustralyalı erkeklerin %2, kadınların ise /1.4’ ünün sado-mazohistik sevişme yaşadıklarını ve bundan zevk aldıklarını ortaya koysa da, 20.000 kişi ile telefon aracılığı ile iletişim kuran araştırmacılar, bu yüzdenin aslında çok daha fazla olduğunu, fakat birçok insanın yaşadığı deneyime BDSM adını yakıştırmadıkları için yüzdenin gerçeğinden az çıktığını düşünmekteler.

New South Wales Üniversitesi’nden Dr. Juliet Richters, “BDSM sevişme çeşidini deneyen çok daha fazla kişi var, fakat bunu kabul edemiyorlar. Seks dergilerine bile karşı olan çoğu insan bağlanmaktan, kamçılanmaktan zevk alıyor ve bunu sekse giriş olarak kullanıyor. Buna karşın bu kişilere -BDSM yaşadınız mı?- diye sorduğunuzda -Hayır- yanıtı veriyorlar” şeklinde konuşmakta.

2007 Nisan ayında Sidney’deki Dünya Cinsel Sağlık Kuruluşu kongresine sunularak Avustralyalıların BDSM eğilimleri hakkındaki ilk bilgileri kamuoyuna açıklayan araştırmaya göre:

- BDSM kadınlar arasında genelde 20 yaş altında ve bir erkek ile birlikte yaşamayan kişiler arasında yaygın olarak izlense de, erkeklerde belirli bir eğilim saptanamamakta. Bu durum erkeklerin her yaş ve birliktelik tipinde bu eğilime sahip olabildiklerini göstermekte.

- BDSMciler olağan kişilere oranla cinsel zorluklar, kötüye kullanma ve zorlama benzeri olumsuz tavırları ne daha fazla uygulamakta, ne de benzer tavırlarla daha fazla yüzleşmekteler.

- BDSM yaşayan erkeklerin psikolojik yapıları, yaşamayanlara oranla önemli ölçüde daha sağlıklı. Dr. Richters ise bu durumu şöyle açıklamakta: “Bu durumun kesin nedenini bilemesek de, bu erkekler davranışları yüzünden gerçekten de daha mutlular. Olağan sayılmayan bir davranışla uyum içinde yaşamak psikolojik dünyayı pozitif şekilde etki ediyor olabilir; çünkü bunun anlamı gerçeğini kabul etmektir.”

Araştırmacılar bu çalışmanın “BDSMcilerin çocuklukta karşılaştıkları olumsuz bir olay nedeniyle cinsel fonksiyon eksikliğine sahip kişiler oldukları” klişesini yıkacağını söylemektedirler. Dr. Richters “BDSM, geçmişte yaşanan bir olumsuzluktan kaynaklanan patalojik bir semptom değil, bir seksüel ilgi alanı veya bir alt kültürdür” diye devam etmekte ve eklemektedir: “onlar sadece bizlerden daha geniş ve alışılmadık bir seks repertuarına sahip kişiler… hepsi bu”

Yorum yapılmamış

Henüz yorum yapılmamış.

Yorumlar RSS Geri İzleme Tanımlayıcısı URI

Yorum yapın