
Beatrice arşivlerinden:
Diz boyundaki siyah dar eteğini tamamlayan beyaz transparan bluzu ve siyah topuklu ayakkabıları ile oturup bacak bacak üstüne attığı koltuğundan elinde cetvelini sallayarak masadaki sürahiyi gösteriyordu:
“Bir bardak daha iç”
Bu, adamın içtiği beşinci bardak su idi.
“Kendini ultrasona girecek kadın gibi hissetmeye başladığın an su içmen sona erecek” dedi ve şeytani bir kahkaha attı.
“Bir bardak daha doldur ve bardakla yanıma gel” dedi.
Bacaklarını araladı ve eliyle araladığı çamaşırının kenarından ıslaklığına sürdüğü parmaklarını adamın getirdiği su dolu bardağa soktu. Zaten gelmeye başlayan idrarı ve gördükleri ile daha da sertleşmekte olan penisi pantolonunun önünde kadının tam da sevdiği gibi bir kabarıklık yapmıştı. Kadın parmağı ile bardaktaki suyu karıştırırken adamın gözlerine o muzip gülümsemesi ile bakmaktaydı. Adam, hipnotize olmuş şekilde kadına, ruhundaki ezilme ile bakıyordu ki kadının ani bir hareketle parmağını sudan çıkartıp, bardağa okkalı bir tükürük yollaması ile irkildi.
Adam, mesanesi patlayacak gibi olduğunda kadına tuvalete gitmek için yalvarmaya başlamıştı.
“Yalvarırım Sahibem, tuvalete gitmeme izin verin”
Kadın, “Sana, damacana gibi sallayıp içindeki sesi dinlemek için değil, zaten tuvalete git ve asıl eğlence orda başlasın diye bunca suyu içiriyorum şapşal köpeğim benim” dedi.
Adamın yüzünde, irileşmiş gözlerinde “Nasıl yani?” ifadesi belirdi.
Kadın, cetvel ile adamın diz kapaklarına vurup, ondan el ve ayakları üstünde durmasını istedi. Bu duruş gerçekleştiğinde bu sefer cetveli adamın çok sevdiği poposuna vurup “İstikamet tuvalet” komutunu verdi.
Kadın önde, sadık köpeği az gerisinde tuvalete gelmişlerdi.
Kadın adamın pantolonunu açar ve indirirken adamın dudaklarını sıcacık yaladı ve
“Bir kadın gibi otur klozete ve benden emir gelene kadar tuvaletini yapma” dedi.
Adam dayanamıyordu ve ilk anda idrarı biraz kaçar gibi oldu. Bu istem dışı hareketinin karşılığı olarak adamın baldırına tenini yakan bir cetvel darbesi geldi.
“Özür dilerim Efendim” dese de adam çok iyi anlamıştı ki süreçte başarısız olduğu her bir anda Sahibesini kızdıracak ve darbeler üst üste gelecekti. O’ndan gelen acı değil de O’nun sinirlenmesi üzebilirdi adamı ancak.
“Yap!” dedi kadın.
Şırıltı ile gelen rahatlama ve bunun yüze vuran garip tebessüm ifadesi.
“Dur!”
Dur komutunu biraz aşarak durabildiği için adam, yüzüne inen tokadı hak etmişti.
“İlerde çiş tutamama sorunun olmaz, sağlığını düşünen bir Sahiben var, şükretmelisin” dedi kadın ve tuvalette daha da yankılanan o kahkahasını attı.
Bu dur/yap komutları son bulduğunda kadından duyulan sözler şuydu:
“Başkasının çiş sesi insanın kendisinin de çişini getiriyor. Senin oturduğun klozete bu haliyle oturmam, git de temizle şurayı”
Adamın yaptığı temizlik sonrası “Hmm..Reklamlardaki gibi parlak parlak yıldızlar çıkmasa da temiz oldu, ödülü hak ettin” dedi ve yine o kahkahası duyuldu.
Kadının eteğini sıyırışı, çamaşırını indirişi, klozete oturuşu…keşke saatlerce süren hareketler olsaydı bunlar.
“Boş durma; yat yere ve ayaklarımı yala. Bana her an zevk verebilmelisin” dedi kadın.
Ses kesilmişti ama kadın klozette oturmaya devam ederken elindeki çizgiromana göz gezdiriyordu. Kadının ayakları ile yönlendiriliyordu zaten adam, o ayaklar ki bir an gelip sırtına konuyor, diğer bir an adamın yüzünü okşuyor veya ağzına sokuluyordu.
Başına inen kitap ile bu bölümün sona erdiğini anladı adam. Yeni komutunu beklemekteydi:
“Nerde benim tuvalet kağıdım?”
Adam cam kenarında durmakta olan bölmeden tuvalet kağıdını almaya yeltendi ki kadın, ondan daha atik bir hareketle uzandığı tuvalet kağıdını aldı “Burda, bu anda, bu geçmez” dedi ve onu uzağa fırlattı.
“Dilin yeni görevlerini yerine getirmeli” dediğinde kadın, adamın başını kendine doğru çekti ve onun tuvalet sonrası diliyle yaptığı temizliği zevk inlemeleri ile izledi.
Adam bunu saatlerce yapabilecek kadar zevk alıyordu ki kadın onu geri itti ve sifonu çekip içeri yanına gelmesini söyledi .
Gün, kadının, adamın yaptığı kahveyi, adam ayaklarının altında iken içmesi ile devam ediyordu…
Onu daha nelerin beklemekte olduğunu düşünmek ve başına gelenlerle Sahibesine ne gibi zevkler yaşattığını kurmak adam için rutin bir düşünsel faaliyet olmuştu, tıpkı içine Sahibesi; yaşam amacı kaçan her tutkun, ruhundan bağlanmış erkek gibi.
1 Yorum
Yorumlar RSS Geri İzleme Tanımlayıcısı URI
Yorum yapın

muhteşem bir hikaye her anı heyecan dolu