Bir Kız Arkadaş Hikayesi

Erica’nın arşivlerinden:

Bilmiyorum anlatmak ne derece doğru veya ne derece yanlış..

Ancak Frida Hanımefendinin fotoğrafları sebebi ile eski günler gözümde canlandı ve sizinle de paylaşmak istedim.

Geçmiş yıllar.

Yaş 36 ve söz ettiğimiz yılların üniversite zamanları olduğunu göz önüne alırsak bayağı bir geçmiş yıllar diyebiliriz.

Hem çalışkan hem de deli bir öğrenci olduğum yıllar.

Ailemin, okul ev arasında gidip geldiğimi, arkadaşlarımda kalsam bile kitaplarımdan başımı kaldırmadığımı düşündüğü zamanlar..

Yer, Ortaköy.

Ailemden, finaller sebebi ile arkadaşımda kalacağız ve ders çalışacağız diye izin almışım. Nerdeee..  ..

Mekân: Flatline
Kızlı – erkekli arkadaşlarımızla gece deliler gibi heavy metal, rock müzik ve alkollü bir gece geçirmişiz.

Saat: 04.00 suları
Tükenmiş halde, Ortaköy’de yaşayan erkek arkadaşımızın evine geldik. Apartmandan içeri girerken hepimiz birbirimizi susturmaya çalıştıkça kıkırdamalar, kahkahalar ortalığı kasıp kavuruyor.
Zar zor eve kendimizi attık, beş kişiyiz. 3 erkek 2 bayan.
Ben ve kız arkadaşım ev sahibinin odasında diğer erkek arkadaşlarımız ise salonda nerede buldular ise serilmiş halde uyuduk, daha doğrusu don gömlek sızdık.

Saat: 05.00 suları,
Vücudumda gezinen bir el ile uyandım.
Perdelerin arasında sızan az bir ışıkta kız arkadaşımın yarı kapalı gözler ile elini göğsüme koyması ve göğüs ucumu iki parmağı arasında sıkıştırması idi beni uyandıran.
Hem ilgi hem de merak ile hafif yan dönerek yarı kapalı gözlerle bende elimi onun göğsüne koydum.
Kız arkadaşım bana doğru yan döndü birbirimizin gözlerine bakmaya başladık.
Ellerimiz göğüslerimizde birbirimizi okşuyor ve sürekli göz göze bakışıyorduk. Nasıl oldu ise kafalarımız, nefeslerimiz sonra dudaklarımız birleşti.
Birbirimizi sanki kıtlıktan çıkmış gibi öpmeye, dillerimizi birbirimizin ağzına sokmaya başladık.
Ellerimiz göğüslerimizi okşuyor, ancak anlaşmış gibi aşağı inmiyorduk. Kısık inlemelerimiz yatağın gıcırtısına karışıyordu.
Ne kadar öpüştük bilmiyorum ama nefes nefese ayrıldığımızda ikimizde daha fazlasını istediğimizi biliyorduk.
İlk önce beni sırt üstü çevirdi. Kısık bir sesle kulağıma “benim sıram” diye fısıldadı. Dudakları, dili, dişleri ile boynumdan göğüslerime doğru emmeye, yalamaya başladı. Göğüs uçlarımı ağzına alıyor, emiyor, dişliyordu.

Sonra üzerime ata biner gibi oturdu. İlk önce kendi tişörttü çıkardı başını geriye doğru sallayarak saçlarını açtı ve boynuma kadar sıyrılmış tişörtümü çıkarmama yardım etti.
Tekrar üzerime eğildi göğüsleri tenime değiyor altında kıvranmama sebep oluyordu. Tek tek göğüs uçlarımı ağzına aldı, emdi, ısırdı, yaladı. Göğüs uçlarımla sanki birer oyuncak gibi oynuyordu.

Üzerimizdeki külotlar ıslanmıştı. Üzerimden hafifçe kalktı ve kendi külotunu çıkardı. Tekrar ama bu sefer bacaklarıma oturdu.
A.ının ıslaklığını tenimde hissetmem ile ağzımdan bir inleme döküldü. Dişleri ile aşağı çekmeye çalıştığı külotumdan kafasını kaldırdı ve dudakları ile sus işareti yaptı. Gözleri gözlerimde külotumu dişleri ile çekerek ayağımdan çıkardı.
Sonra iki ayağımı yanlara açtı ve başını bacak arama gömdü. İkimizde ses çıkartmamak için kendimizi tutuyorduk.
Başı bacaklarımın arasında, arkadan öne doğru gidip gelmeye ve bu sırada dili ile yalamaya başladı. Dili her yerime giriyor beni çıldırmanın eşiğinde tutuyordu.
Sonra başını yavaşça bacak aramdan ayaklarıma doğru indi. Ayağımı eline aldı. Sıra ile parmaklarımı ağzına sokup emmeye parmak aralarına dilini sokup çıkarmaya başladı. Ayak tabanlarımı yalıyor, topuklarımı ısırıp, emiyordu.

Bir ayağım ağzında iken diğer ayağımı göğüslerine koydum. Ayak parmaklarımla göğüs ucunu sıkıştırmaya göğsüyle oynamaya başladım.
Ayağım ağzında yavaşça üzerime eğildi ve sağ elinin iki parmağını içime sokup çıkartmaya başladı.
Ayak başparmağımı emdiği ritimle parmağını sokup çıkartıyordu.
Tam boşalacağım sırada ayağımı ağzından çıkarttı ve beni öpmeye başladı.
Çığlıklarımı ağzında söndürdü.
İkimizde bitkin halde yatağa devrildik ve birebirimize sarıldık.
Kulağıma “hoşuna gitti mi bebeğim” dedi.
Bende cevap verecek ne hal ne takat kalmıştı, yüzümde arsız bir gülümseme ile kafamı salladım.
Sonra bana dönerek “bir dahaki sefere sende sıra sakın unutma” dedi.

Birbirimize sarılarak uzandık.

Henüz Yorum Yok

Henüz yorum yapılmamış.

Yorumlar RSS Geri İzleme Tanımlayıcısı URI

Yorum yapın